Kuklaların Karar Verme Hevesi

Bugün etik ikilem tadında bir soruyla başlayacağız. Önceki alışkanlıklar konulu içeriğimizden yola çıkarak, iki kişiyi ele alalım. Bir tarafta uyurgezerlik alışkanlığına sahip ve bu alışkanlık yüzünden farkında olmadan cinayet işleyen bir insan, diğer tarafta tamamen psikolojik ve sosyal sebeplerden kumarbaz olan ve kendisini rahatlattığına inanan, bu nedenle de kumarı bir alışkanlık haline getirip bağımlısı olmuş, üstüne de her şeyini kaybedip borca batmış bir insan. Bu iki insana baktığımızda hangisi kurban veya hangisi suçlu? İşte etik ikilem bu noktada başlıyor. Vicdani hislerimiz uyurgezer insanı anlayıp kurban konumuna getirirken, kumarbaz olan için suçlu damgası vurup, onunla aynı empatiyi kuramıyoruz. Üstelik farklı açılardan ele alındığında ikisi de yaptıklarından bihaber aslında.

Sorunun asıl cevabı nedir?

Alışkanlıkların değiştirilebilir olduğunu öğrendik. Bu durumda ne kadar farkında olmadan gerçekleşen olaylar olsa da bu iki insan aynı derecede suçlu ve suçsuzdur. Bu değiştirebilme yetisi özgür iradenin varlığının bir kanıtı mıdır?

Reklamlar

Özgür İrade

Özgür irade kişinin, arzularına göre şekillenen, istekleri doğrultusunda karar verme yeteneğidir. Çok ilginçtir ki varlığından bile şüphe ettiğimiz, var olup olmadığından emin olmadığımız bir kavrama tanım atfetmişiz.

Özgür İradenin Varlığı

Açıkçası, özgür irade var mıdır, sorusunun cevabını uzman olmayan ben de bilmiyorum. Ancak okuduğum, öğrendiğim doğrultuda öznel yorumlarım var. Sorgulamayı geniş çerçeveye yaymak adına öğrendiğim bilgileri paylaşmak istiyorum.

Bilimsel Yaklaşımlar

Karl Popper’in yanlışlama yöntemine göre, hayattaki bütün zorluk ve problemlerine rağmen hiçbir suça meyletmemiş insan, özgür iradenin varlığını kanıtlar niteliktedir. Nörobilime göre genlerin bazı saldırgan davranışlara sebep olduğu bilinmektedir. Ancak insan sosyal bir varlık olduğundan, sosyolojik etkenler biyolojik süreçleri bastırabilir. Karl Popper, yanlışlaması kapsamında özgür irade vardır ama sosyal ve biyolojik süreçte nerede durduğu tam olarak bilinmemektedir. Etik açısından bakıldığında ise etiğin, özgür iradenin varlığı sonucunda oluşması önermesi ile özgür irade vardır dedirtir.

Bir diğer yaklaşım ise özgür irade fikrini baltalayan zihinsel fonksiyonlarımızdır. Bunların içinde içgüdülerimiz ve alışkanlıklarımız vardır. Özgür iradeye yabancı, ancak gün içerisindeki eylemlerimizin çoğunu oluşturan bu fonksiyonlar özgür iradenin varlığını mı yoksa yokluğunu mu kanıtlar? Alışkanlıklarımızı değiştirebilme yetisinin özgür iradenin varlığı yönünde bir kanıt olabileceğini söylemiştik. Öte yandan değişen alışkanlıklar rutine dönüştüğünde karar verme yetisi ortadan kalkar ve özgür irade rol oynamamaya başlar.

Beyin araştırmacısı Gerhard Roth “Özgür irade illüzyondur.” demiştir. Roth’un bu savını kanıtlayan asıl deney nöropsikolog Benjamin Libet tarafından gerçekleştirilmiştir. İşin garip yanı, Libet, Roth’un savını kanıtlamak değil, tersine özgür iradenin varlığını kanıtlamak için bu deneyi gerçekleştirmişti.

Deneyde bir grup insana istedikleri anda ellerini kaldırmaları söylenir. Bunu yaparken bulundukları yerdeki saate bakmaları ve hangi anda ellerini kaldırmak istediklerinin farkında olmaları istenir. Bu sırada Libet, deneye katılanların beyin etkinliklerini kaydetmektedir.

Deney sonucu herkes açısından şaşırtıcı nitelikteydi. Kişilerin ellerini kaldırma kararından önce beyinin ele komut verme bölgesinde yaklaşık 400 milisaniye önce bir etkinlik saptandı. Bunun sonucunda sadece bu 400 milisaniyelik fark bile Roth’un savını kanıtlar nitelikteydi. Yani beynimiz aslında eylemlerimizi yaklaşık yarım milisaniye önce tasarlıyor ardından harekete geçiyor. Psikolog Wolfgang Prinz’in de dediği gibi “istediğimizi yapmıyoruz, yaptığımızı istiyoruz.”

Reklamlar

Filozoflara Göre Özgür İrade

Hayatın iradeden oluştuğunu ve bunu bir acı deneyimi olarak gören Schopenhauer, iradeyi görünen bir şey olarak nitelemiştir. Kişinin bilgisinin, zeka seviyesinin ve farkındalığının arttıkça acı çekmesinin de o yönde arttığından bahsetmiştir. Bu durumda irade aslında eylemler sırasındaki farkındalık hali diyebilir miyiz?

Uyurgezer olan bir insan eylemlerinin farkında değildir. Bu durumda uyurgezer haldeyken cinayet işleyen biri suçlu mudur? Yoksa eylemlerinin sorumluluğunu alamadığı için cinayet işlediği halde masumdur diyebilir miyiz?

Cinayet failini bulamamak… Üstelik, fail hem elimizde hem de değilken…

Platon’a göre hiçbir zaman yeni bir şey öğrenmiyoruz. Sadece belleğimizi tazeliyoruz. Hayatı daha önce bildiklerimizi hatırlamak için yaşıyoruz. Yani hayatımız, bize öğrendiklerimizi hatırlatmak için ve kontrolümüz dışında gelişen olaylar zinciridir. Tabi bu yorum Platon için özgür iradenin olmadığını öne sürmüştür demek değildir. Aksine Platon, özgür irade vardır demiştir.

Boethius da Platon’a katılıyor olacak ki, asıl önemli olanın gerçekleşen olaylar karşısındaki tutumumuz olduğunu söylemiştir. Çünkü bunu seçme yetisine sahip olduğumuzu savunmuştur. Bu seçim yetisine olan inancından dolayı Boethius, özgür irade vardır demeye çalışıyordur. Çünkü işin içinde bir Tanrı olduğuna ve bu Tanrı’nın insanları yaptıkları seçimlere göre yargılayacağına inanıyordu.

Leibniz de Tanrı’ya inanmasına rağmen özgür iradenin olmadığı teorisini ortaya atmıştır. Bütün eylemlerimizin bir sebep ve sonucu olduğu görüşünü savunmuştur. Benzer bir görüşü ateist Thomas Hobbes da ortaya atmıştır. Hobbes, insanların tamamen kendi zevklerinin esiri olduğunu düşünüyordu.

Özgür bir irade varsa o zaman yaşadıklarımızı, etik kavramlarımızı ve seçimlerimizi anlamlandırmamız kolaylaşır. Peki, ya yoksa? O zaman yüzyıllardır süren etik anlayışları, hukuk sistemleri, düşünce yapıları yeniden yapılandırılmalı demektir. Özgür irade konusunda uzun zamandır Platon ve Leibniz’e benzer düşünceler içindeyim. Libet’in deneyi hakkında bilgi sahibi de olduktan sonra özgür irade yoktur noktasındaki düşüncelerim de güçlendi. Bir yanım da özgür iradenin varlığına inanmak, varlığını kanıtlamak için yazılanlara inanmak istiyor. Sonuçta hepimiz, kendi kararlarımızı alabilme düşüncesinin çok cazip olduğu konusunda hemfikiriz diye düşünüyorum.

Reklamlar

Özgür irade yoksa, kararlarımızı ne belirliyor?

Darwin’e göre genetiğimizin davranışlarımızı şekillendiren özellikleri vardır. Beynimizin yapısının hala bilinmeyenleri olduğuna göre kararlarımızı genetik özelliklerimiz de belirliyor olabilir. Yani bir bakıma Platon da belleğimizi tazeliyoruz derken haklı olabilir.

Peki, sizce özgür irade var mıdır?

Kaynak

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/149874

https://www.researchgate.net/publication/330635402_Five_Philosophers_on_Free_Will_Plato_Leibnitz_Hobbes_Hume_and_Hegel

Duhigg Charles, Alışkanlıkların Gücü, Ekim 2012

http://www.benoyum.com/2015/05/18/ozgur-irade-bir-iluzyondur-bas-kast/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s