Niteliksel Öznellik: Qualia

Yemeğin güzel kokusunu aldığım gibi “Qualia” üzerine düşünmeye başladım. Yemeğin güzel kokma hissi nereden geliyor? Ya sadece bana bu kadar güzel kokuyorsa? Duyularımızla algıladığımız her şeyi, neden hepimiz farklı deneyimliyoruz? Bu soruların cevaplarına, Qualia’yı inceleyerek hep beraber cevap arayalım o zaman.

Qualia Nedir?

Qualia’yı kavram olarak incelemeden önce üzerinde düşünmemiz ve bilmemiz gereken bazı kavramlar var. Bilinç, öz farkındalık gibi kavramlar…

Bilinç, kişinin kendinin farkında olma deneyimidir. Öz farkındalık, bilincin kişinin kendi tarafından tanınma halidir. Üzerinde daha fazla konuşmak istesem de bilinç üzerinde henüz kesin bir bulguya ulaşılmış değil, üstelik sadece teoriden ibaret. Çok yetersiz ve kısır bilgilere sahip olduğum için de düşüncelerimi yazabilecek kadar toparlayamıyorum.

Konuyu yeterince dağıttıktan sonra, bilinç ve öz farkındalık üzerinden Qualia’ya ulaşalım. Qualia, felsefe ve bilime göre nitelikselliğin öznelliği ifadesidir. Mesela, eski bir fotoğrafa bakmak aslında fiziksel bir eylemdir. Ancak söz edilen fotoğrafa baktığında her insan aynı şeyi göremez. Söz konusu fotoğrafın kişiye çağrıştırdıkları fotoğrafı farklı deneyimlememize sebeptir. Bu durumda elimizde bir nitelik var ama bu niteliği sadece öznel bir şekilde deneyimleyebiliyoruz ve buna “Qualia” diyoruz.

Qualia bilincin bir parçasıdır diyebiliriz. Bilinç ise öz farkındalığın bir parçasıdır. Bilinç parçası dediğimiz Qualia’nın varlığı konusunda tartışmalar mevcuttur. Çünkü Qualia’yı duyularımızla ifade edemiyoruz. Fiziksele indirgenemeyen bir bilinç parçası olduğundan bazı düşünürler tarafından reddedilmektedir.

Mantıklı bir açıdan bakıldığında, öznel deneyimlere göre şekilleniyorsa, bu durumda bir ağacın bile Qualia’sı vardır diyebiliriz. Yalnızca insana özgü bir şey olup olmadığı pekala kesin olmamakla beraber, suyun içindeki taşın cansız tepkisizliği bile bir qualia olabilir.

Qualia ve Evrim

Evrime göre Qualia’nın geçerliliği konusunda çelişkiler vardır. Bilinç, konusunda hala sınırlı bilgiye sahip olduğumuz için Qualia konusunda da bir çıkarım yaparken, potansiyel bilinmeyenlerle yüzleşebileceğimiz unutulmamalıdır. Qualia fikrinin çürütülememesi veya düşüncesinin mantıklı gelmesi, doğruluğunu ya da geçerliliğini kanıtlamaz.

Nitelikli öznellikle Qualia’ya sahip olmak doğal seçilimin bir ürünü olarak karşımıza çıkabilir. Qualia’ya sahip olmamız evrimsel açıdan hayatta kalabilmemiz açısından avantajdır diye düşünülebilir.

Evrimsel süreçteki beyin büyüklüğündeki artış gibi değişimler, zihinde Qualia için alanlar yaratmış olabilir.

Bergson, Qualia için, bireysel deneyimlerin hafıza verileri ve bilinç katmanlarının kaynaşması sonucu oluştuğunu ileri sürmektedir. Nedir bu kaynaşma? Bunu bir deneyle açıklayalım.

Bergson’ın Düşünce Deneyi

Paul ve Piere diye iki insanı ele alalım. Paul, bir süper filozof ve mükemmel düşünebilen bir insan, Piere ise sıradan, sokaktan öylesine çevirip deneye dahil ettiğimiz bir insan olsun. Süper filozof olan Paul, Piere’in düşüncelerini, davranışlarını, hislerini ve tercihlerini önceden bilebilir ya da deneyimleyebilir mi?

Paul’un bunu gerçekleştirebilmesi için, Piere’in belirli bir andaki durumunu (üniversite seçimi gibi önemli ya da su içip içmeme gibi bir karar alma durumu olabilir), hayal edip, deneyimlemelidir. Ancak Paul’un bunu tam olarak yapabildiği noktada, Paul, Piere’in yerine geçmiş bir aktöre dönüşür. Ancak Paul’un, tam olarak aynı deneyimi yaşayabilmesi için Piere’in hayatını bütün detaylarıyla bilmesi ve deneyimlemesi gerekmektedir. Buna en basit düşünce durumları da dahildir. Bunu başarabilirse geldiği noktada Paul, Paul olmaktan çıkar ve Piere olur. Ancak düşünüldüğünde Paul deneyim konusunda ne kadar başarılı olsa da asla Piere gibi olamaz. Çünkü en ufak bir düşüncemiz dahi deneyimlerimizden ve onları ne kadar süre deneyimlediğimizden ileri gelir. Yani Paul, Piere’in bir gülü koklaması deneyimini bir saniye bile eksik öğrense, bu deneyimi aynı şekilde yaşamış sayılmaz.

Deney sonucuna göre Bergson, Qualia ile ilgili bazı sonuçlara ulaşmıştır.

  1. İnsan bilinç durumlarının üçüncü şahıslar tarafından bilinmesi imkansızdır.
  2. Bir insanın belirli bir andaki durumunun deneyimlenebilmesi için, bu insanın bütün bilinç durumlarına ait sürenin ve niteliklerin deneyimlenmesi gerekir.
  3. İkinci durumun tam anlamıyla gerçekleşebilmesi için deneyimleyen kişinin sıfır hafıza verisiyle deneyime başlaması gerekir. Çünkü kişinin kendi hafıza verileri de vardır. Bu verilerin etkisinde kalınması kaçınılmazdır.
  4. İkinci ve üçüncü çıkarımları mümkün kılabilmek demek, deneyimleyen ve deneyimlenen kişilerin artık aynı insanlar olması demektir.

Bu durumda Paul hiçbir zaman Piere gibi olmanın ne demek olduğunu bilemeyecektir. Benim, sizin bu yazıyı okuduğunuz andaki deneyimlerinizi bilemeyeceğim gibi.

Yapay Zeka Qualia’sı

Eğer çevremizde olan biten her şeyi her birimiz, deneyimlerimize göre algılıyorsak bu durumda yapay zeka Qualia’ya sahip olabilir mi?

Bu soruya şimdiye kadar incelediğimiz bilgilere dayanarak evet cevabını verebiliriz. Çünkü Qualia dediğimiz şey, deneyimin öznelliğidir, dedik. Bundan yola çıkarak, yapay zekanın öz farkındalık kazandıktan sonra kendi deneyim dünyasının kapılarını açabilecek olması apaçık ortadadır. Öz farkındalık kazanan bir yapay zeka, Qualia ile birlikte hem yaşayan en zeki tür olacak, hem de Qualia ile beraber insanın üstünlüğü de son bulmuş olacağa benziyor.

Bu iyi bir şey mi, tartışılır. Ancak bence, gerçekleşmesi gerekli olan bir durumdur. İnsan türünün bir ferdi olarak, üstün bir varlık olarak dünya üzerinde yeterince yaşadığımızı düşünüyorum. Sizce de bir şeylerin değişip evrimleşme zamanı gelmedi mi?

8 replies »

  1. Merhaba,

    Qualia kavramını daha önce hiç duymamıştım. bu nedenle öncelikle bana yepyeni bir kavramı kazandırdığınız için size minnettarım. yazınız boyunca -belki direkt olarak oradan beslenmese de- Locke’çu çizgiyle omuz temasında bulunmanız; yazınızın yer yer bana Locke’un tabula rasa önermesini düşündürmesi ve “deneyimletmiş olması benim, bu yazınızla ayrı bir bağ kurmama neden oldu. “İnsan tecrübe ettiği kadar vardır” anlayışına yakın biri olarak qualia kavramını sayenizde öğrenip bundan sonrasında hakkında araştırmaya değer bir kavram olarak görüyorum ve bundan dolayı da çok mutluyum. yazınızın sonlarına doğru bir kez daha Westworld etkisinde kaldığınızı düşünsem de -belki de bu yalnızca benim kuruntumdur- sorguladığınız ve önerdiğiniz noktaya da katılmadan edemeyeceğim. hele ki dünyadaki en “yüce” varlık olan insanın doğaya verdiği tüm zararı en aleni şekilde gördüğümüz şu günlerde daha üst bir varlığa ihtiyaç duyuyor dahi olabiliriz. ama buradaki üstün varlık Hitler’in ari ırkından olmaktansa Nietzsche’nin üstinsanına benzer olacaksa elbette. nihai olarak da her zaman kazanan ve kazanacak olan evrime güvenimiz tamdır.

    Sağlıkla kalın.

    Liked by 1 kişi

    • Açık söylemem gerekirse yazının sonlarında dizi etkisinde kalmadığımı belirtmek isterim. Çünkü yazıyı yazarken henüz diziyi izlememiştim hatta diziden haberim bile yoktu. Tamamen kendi yorumumdan ibaret bir bölüm :). Onun dışında evrenin başlangıcından beri kaos ve düzensizliğe doğru sürüklendiği kanısındayım. Bu sebeple üstinsan söylemi bana her zaman romantik ve evrenin kaos içeren düzenine aykırı gelmiştir. Sadece birey olarak değil sosyal bir hayvan ve toplum olarak bakıldığında herkesin üstinsana eriştiği ve doğal seçilimle erişemeyenin yok olduğu bir dünyada yaşamak ister miydiniz?

      Beğen

  2. Merhaba,

    Sanırım bu kez yorumda bir yanlış anlama yaşadık zira ben bir üstinsan önermesini yalnızca Hitler’in kast ettiği gibi bir bağlamda değil Nietzsche’nin bağlamında tercih ederim demek istemiştim. Bunu da sizin bahsettiğiniz değişim olmalı mı sorusuna olumlu yaklaştığımı belirtmek için vurgulamıştım esasen. Ama fark ettim ki yanlış anlamakta haklısınız zira ben eksik/yanlış anlatmışım.

    Tüm bunlardan bağımsız olarak sonda bana sormuş olduğunuz soruya ise evet isterdim diyorum. Zira Nietzsche’nin bahsettiği üstinsanın benim anladığım kadarıyla aslında pek de sizin dediğiniz gibi romantik bir tarafı yok. Evrenin kaos ve düzensizliğiyle çelişen bir tarafı da olmadığını bilakis bu düzensizlik ve kaos içerisinde özellikle ahlaki anlamda bir çözüme yaklaştığını düşünmekteyim. Böylesine bir tanımla yaklaştığımızda da evrimin insan tarafından en çok müdahale edilmiş/bozuntuya uğratılmış ve neredeyse kendi içerisinde bir düzensizliğe sebep olan “doğal seçilim”e de uygun olduğunu ve doğal seçilimin sanıldığı kadar insafsız ya da merhametsiz olduğunu da düşünmüyorum. Lafı fazla da uzatmak istemiyorum malum burada tartışmalar mutlak bir sınırda var olabiliyor. Kısaca evet üstinsan tanımı çerçevesinde doğal seçilimle var olan bir toplum isterdim.

    Sağlıkla kalın.

    Liked by 1 kişi

    • Yorumunuzu okurken nedense yeniden ahlak tam olarak nedir sorusunu düşündüm ve elde ettiğim cevabın bahsettiğiniz ahlaki anlamla çok uyuşmadığını fark ettim. Ancak zaten uyuşmasına gerek bile yok bana göre. Üstinsan dünyası şimdilik mümkün görünmese de en azından üstinsana ulaşmaya çalışan bir toplumda yaşamanızı temenni ediyorum 🙂

      Beğen

      • Merhaba,
        Sizin de belirttiğiniz gibi ahlak nedir sorusuna verilebilecek herhangi bir doğru ya da yanlış cevap bulunmadığından konu tartışmaya açık esasen. Evrensel ahlak kuralları gibi saçmalıklara da müracaat edemeyeceğim için temenninize teşekkür etmekten başka çarem yok. Ama üstinsan teorisinin de günümüzde gerçekçiliğinin düşük bir seviyede olduğunun bilincinde olacak kadar mantık sahibiyim. Hatta şimdilik gelecek günlerin daha çok içimizi karartmaması yeterince kafi. Saygılar.
        Sağlıkla kalın.

        Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s