Mahşerin Atlıları ve İkna Sanatı

Bir süredir, iletişim yöntemleri üzerine araştırmalar yapıyorum. Bulunduğum toplumda kendimi yormadan isteklerimi ve düşüncelerimi ifade edebilmem pek mümkün olmuyor. Yanlış anlaşıldığım yetmiyormuş gibi karşımdaki bir kişi, bir anda beş kişi oluyor ve kendimi saçma düşünce bombardımanında buluyorum.

Neden her seferinde yanlış anlaşılan ben oluyorum? Konuştuğumuz dil aynı olmasına rağmen birbirimizi neden anlamıyoruz? Düşünüp kendimde bir problem ararken “retorik” kelimesiyle karşılaştım.

Evet, bugün bahsedeceğim kavram retorik.

Öncesinde, son zamanlarda farklı düşüncelerimden ötürü girdiğim çoğu tartışmayı kaybetmemin sebebini fark ettim. Bu konuda imdadıma Mevlana yetişti.

“İnsanlar seni yanlış anladıklarında dert etme, duydukları senin sesin fakat akıllarından geçirdikleri kendi düşünceleridir.” –Mevlana

Bu sözü okuduğumda durumun mühim olduğunu, aslında söylenen sözlerin ya da dile getirilen düşüncelerin pek bir anlamı olmadığını keşfettim. İşin özü aslında karşı tarafı ikna etmek veya hiç tartışmaya girmemekmiş.

Burada yeniden bir ikna sanatı olan retoriğe çıkıyor yolumuz.

Reklamlar

Retorik Nedir?

Belli bir bilim alanına girmeyen ve tartışmalarda veya hitabet içeren toplu konuşmalarda karşı tarafı ikna etme sanatına retorik denir. Hepimizin inandığı şeyler, hayatını üzerine kurduğu fikir ve düşünceler vardır. Bunlar zaman zaman değişse de bazen de ölene kadar inatla düşüncesini savunanlar da mevcuttur. Ancak herkesin farklı düşüncelere sahip olması tartışmaları, fikir ayrılıklarını, ikna ve manipülasyon yöntemlerini de beraberinde getiriyor. Bu yöntemler, yalnızca retorik üzerinde çalışan insanlar tarafından kullanılmıyor. Aristoteles’in Retorik kitabında, sıradan insanların da rastgele veya alışkanlıkları yüzünden, farkında olmadan retorik kullanarak başarılı olduklarını söylemiştir.

Toplumumuzda hata yapmak ya da bir tartışmayı kaybetmek aptallıkla özdeşleştiği için, küçüklükten itibaren kimse deneme yanılma yoluyla öğrenmeye teşvik edilmiyor. Bunun yerine tartışmalarda haklı çıkmak ve her zaman zeki görünmek öğretiliyor.

Retorik son zamanların (daha çok siyasetçiler arasında) popüler kavramı olsa da, özellikle Ortaçağ eğitimlerinde önemli bir rolü vardı. Manastır eğitimlerinde öğrencilere Trivium (üçleme) dersleri verilirdi. Bu üçlemeye akıl yürütmenin yapı taşları da denebilir.

Trivium

Gramer: Hapsolmuş düşüncenin anahtarı olan dil eğitimi.

Felsefe ve Mantık: Çelişkiler denizinde boğulmamak için düşüncelerin can simidi.

Retorik: Düşünceleri etkili kullanıp dile getirmenin ara kablosu.

Görüldüğü üzere yıllardır, retorik kavramı mantık ve grameri birleştirici özelliğiyle akıl yürütmede ön plandadır.

Çoğu savaş insanların iletişimsizliği, açgözlülüğü ve diplomasinin yetersizliğinden doğuyor. Bu da ölüm ve kıtlık getiriyor. Retorik de akılcı iletişimin yapı taşı olduğuna göre logos, ethos, pathos mahşerin üç atlısıyken, kairos ise aralarındaki umut ışığımız.

Reklamlar

Mahşerin Üç Atlısı

Retoriğe giden yollar, mahşerin üç atlısından geçer. Logos, Ethos ve Pathos.

Logos

Bilimsel verilere, mantık ve akla dayalı bilgilere dayanan ikna biçimi. Genel tabiriyle ortak bir noktaya odaklanmalıdır.

Ancak bazı durumlarda bu veriler istismar edilebilir. Ülkelerin Covid-19 salgınıyla kurduğu bilim kurullarına, kendi çıkarları doğrultusunda yalan yanlış bilgiler verdirmesi gibi.

Ethos

Kişinin karizmasının devreye girdiği ve bu karizmayla güven ortamı oluşturduktan sonra istediğini elde etmesiyle açıklanabilir. Tabii bu güvenilirlik yalnızca karizmadan değil, zenginlikten de geliyor olabilir. Bazı toplumlarda zengin insan haklıdır, anlayışı süregelmektedir.  

Pathos

İnsanların duygularına hitap ederek ve bazen de istismar ederek ikna etme sanatı. Daha çok acı ve hazlar üzerinde etkilidir. Özellikle karşı tarafın kafasında bu hisleri somutlaştırarak hitap etme, kişide daha yoğun hisler yaratacağından çoğu zaman en etkili retorik sanatıdır. Reklamlarda gördüğümüz ürünlerin pazarlanma mantığı pathos’a dayanır.

Reklamlar

Dördüncü Atlı

Kairos

Kairos, diğer ikna türlerinin birleştiricisi, doğru zamanda doğru yerde kullanılmasını sağlayıp başarı oranını yükselten hitabet sanatıdır. Kompozisyon yazar gibi bir konuşmayı giriş-gelişme-sonuç diye ayırabilir, kairosa uyarlayabiliriz.

Giriş: Dikkat çekici bir giriş (ethos)

Gelişme: Mantıklı örnekler ve akla yatkın kaynaklarla savını desteklemek (logos)

Sonuç: Duygulara hitap ederek sonuca bağlayıp karşı tarafı eyleme geçmeye teşvik etmek (pathos)

Unutmamamız gereken şey de insanları ikna etme kapasitemiz kadar onların ikna olma kapasitesi de önemlidir. Çünkü insanlar,

  • Düşünce ve görüş bakımından kendilerine benzeyenleri dinler.
  • Kendilerine benzeyenlere ön yargıyla yaklaşmazlar.
  • Ön yargısız dinlediklerini ikna edici bulurlar.

İşte maalesef bu yüzden bazı tartışmalardan ısrarla yenik ayrılıyorum. Retorik edinimlerimden sonra, tartışmalarda başarılı olabilmenin yolu tartıştığım kişiye benzediğimi göstermek ve iyi bir kairos oluşturmak. Tabii bunu uygulamaya geçmek hüner isteyecektir. Ancak denemeye değer.  

Reklamlar

2 replies »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s