Hisler Hapishanesi

Gülümsemek kadar güzel, fonetiği bile insanda olumlu hisler uyandıran bir kavramın bende yarattığı etki daha çok travma diyebilirim. Gülümsemeyi çok severim. Çevremde neşeli biri olarak bilinirim. Seni gülümseten üç şey nedir diye sorsalar üç rakamının bunu kaldırabileceğinden şüphe duyarım. Dans etmek, güzel bir yemek yemek, müziği güzel bir şarkı duymak, resim yapmak, bir sanat eseri görmek, kitap okumak, doğanın içine yolculuk yapmak…

Conversation by Vivien Szaniszló

Travma bunun neresinde diye soran sesleri duyar gibiyim. Hayatımın bir döneminde aileme göre yanlış bana göre ise pek de yerinde bir karar aldım. Belki de aldığım bu kararın en yakıcı kısmı, ailemin kararlarıma ve seçimlerime saygı gösterip beni desteklemelerini veya yol göstermelerini beklemek gibi bir aptallık yapmamdı. Sonucu benim için ağır oldu. Uzun bir süre dışarı çıkmam yasaklanmıştı. Okuldan eve evden okula bir hayat sürmeye başlamış, hiç istemediğim bir yerde sevmediğim insanlarla hapishane hayatı yaşamaya başlamıştım. Üstelik üzerinden yıllar geçmesine, büyümeme, değişmeme rağmen verdiğim kararın hala yanlış olduğunu düşünmüyorum. Zaten çoğumuz kendi doğrularımızın cezasını çekmiyor muyuz?

Özgür ruhlu, hapishane hayatı ve baskıya gelemeyen biri olarak kaldığım yer beni her geçen gün içten içe öldürüyordu. O evde ne kadar üzgün, öfkeli ya da sinirli olursam olayım, gerçek duygularımı yaşamam yasaktı. Zaten ev halkı da maskelerle yaşayan insanlardan oluşuyordu. Herkes sürekli gülümsemek zorundaydı. Ağlamak yasaktı. Ağladığımı gördükleri zaman bağırıyorlardı. Sürekli “gülümsemek” zorunda olmak… Hayır! Bu psikolojik bir dizi değil.

Oradan ayrılabildikten sonra uzun bir süre gülümsemediğimi hatırlıyorum. Başta anlattığım güzel şeyler bile beni gülümsetemiyordu artık. Hisleri bastırılmış insanların gerginliği içinde yaşıyordum. Ama her şey gibi bu da geçti. Artık daha çok gülümsüyorum o kaçırdığım günlerin hatırına. Daha çok ağlıyorum bastırdığım her duygu için.

Peki, sizi gülümseten üç şey nedir?

Saturnuslog notu: Yakın zamanda Huzursuz Beyin‘in bülten arşivinde yazmaya başladım. Her hafta bize verilen normal insan sorularına hayattan kesitlerimizle cevap verdiğimiz yazılar yazıyoruz. Kendimize doğru yaptığımız bu içsel yolculuğu burada da paylaşmak istiyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s